Ali Babacan’dan ‘fon krizi’ uyarısı: ‘Artık kimse yatırım yapmaz’
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gerçekleştirdiği basın toplantısında güncel meseleler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Sermaye piyasalarında yaşanan ‘fon’ dolandırıcılığına dair yorum yapan Babacan, piyasalardaki sorunları ‘deprem’ benzetmesi ile ifade etti.
“EN GÜÇLÜ ALT YAPI BİLE DAYANAMAZ”
Yaşananların doğal bir süreç olmadığını vurgulayan Babacan, şunları aktardı:
“Deprem diyoruz ama bu, insanların elinden çıkan, yapay bir durum. Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldı. Bu dolandırıcılık ifadesi, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesine dayanmaktadır. Olan biten tamamen dolandırıcılık olayıdır. Bu kadar büyük bir dolandırıcılığın bu denli uzun sürmesi yalnızca siyasi iktidar ve bürokrasiden gelen destekle mümkündür. Aksi takdirde, dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemleriyle donattığımız Borsa İstanbul ve modern hukuki altyapıya sahip sermaye piyasaları, Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu ile böyle büyük olayların değil, en küçük dolandırıcılığın bile anında tespit edilip gereken önlemlerin alınmasına olanak tanır. Hukuki altyapıda ve bilgi işlem altyapısında böyle bir durumun gerçekleşmesini sağlayacak sistem mevcuttur. Ancak hangi kurum veya konu olursa olsun, insan faktörü son derece kritiktir. Hem işin uzmanı hem de dürüst olan kadroların oluşturulması gerekmektedir. Eğer kadrolar ahlaki çöküş yaşıyorsa ve kamu kaynaklarını kötüye kullanıyorsa o zaman en sağlam hukuk altyapısı bile insan faktörüne karşı dayanamaz ve çalışmaz. Ülkemizin şu anki durumu da tam olarak budur.”
Babacan ayrıca sermaye piyasalarındaki değer kaybının yatırımcılar üzerindeki etkisini de ele aldı. Bireysel yatırımcı sayısındaki değişim ile hane halkının etkilenme düzeyine dair şu verileri paylaştı:
“Bugün finansal piyasalardaki dolandırıcılığın 131 fonla ilgili kısmı belki 800 milyar TL yani 16 milyar dolar civarında olsa da bu durumun yarattığı güvensizlik ve genel karamsarlık sermaye piyasalarımızda önemli bir değer kaybına neden oldu. Değer kaybı eylülden bu yana 150 milyar doları aşmış durumda ve sürekli artış göstermektedir. Eylül ayı itibarıyla bireysel yatırımcı sayımız 7 milyondu. Bu 7 milyon bireysel yatırımcının ya az ya çok hisse senetlerinde yatırımı bulunuyordu. Ancak bu sayı şu anda muhtemelen 6,5 milyona geriledi. Bu süreçten çekinen bazı kişiler hesaplarını kapatarak piyasadan çıktılar. Türkiye’de toplamda 27 milyon hane bulunduğunu dikkate alırsak, 27 milyon haneden 7 milyonunun doğrudan etkilendiği bir durumla karşı karşıyayız.”
“PİYASALARDAKİ KÖTÜLEŞME DEVAM EDECEK”
Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin incelenmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyon kurulması çağrısını yineleyen Babacan, ilgili listenin kamuoyuna açıklanmasını talep etti. Sorumluların tespit edilmesi ve şeffaflık sağlanmasının önemine dikkat çeken Babacan, iktidara şöyle seslendi: “İzmir’den tekrar iktidara sesleniyorum; eğer bu listeyi açıklamazsanız, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyon kurmazsanız ve bunun üzerini örtmeye devam ederseniz piyasalardaki kötüleşme durmayacaktır; daha da kötüleşecektir. Sorumluların acilen ortaya çıkarılması gerekir; suçlular en ağır cezalarla yüzleşmelidir.”
Babacan sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Eğer bu olayda suçu işleyenlerin yanına kalırsa bundan sonra Türkiye’nin sermaye piyasalarına kesinlikle yatırım yapılmaz; kimse gelmez. Bizim insanımız da yatırımlarda bulunmaz; uluslararası yatırımcılar da gelmez çünkü dolandırıcıya hak ettiği cezayı vermezseniz piyasalarda her zaman dolandırıcılığın önünü açmış olursunuz.”
‘BÜTÇE’ ELEŞTİRİSİ: EN BÜYÜK ÖDENEK FAİZE
2027 yılı bütçesine ilişkin eleştirilerini dile getiren Babacan, faiz ödemeleri için ayrılan miktarın büyüklüğüne dikkat çekti. Yüksek faiz ödemelerini ekonomik yönetimdeki güven eksikliği ile ilişkilendiren Babacan’ın açıklamaları şöyle oldu:
“2027 bütçesinde en büyük harcama kaleminin artık faize ayrıldığını görmekteyiz; tam olarak 3.975.000.000 TL faiz ödeneği var ki muhtemelen önümüzdeki yıl da bunu artırmak zorunda kalacaklar.”



